Rızkımız Bizi Nasıl Buluyor?

Rızkımız Bizi Nasıl Buluyor?

Ebu Hâzim Hazretleri buyurur ki:
“Dünyanın tamamını iki şeyde buldum; Birincisi benim olan rızık, ikincisi ise başkasının rızkı.
Benim olan rızıktan ben ne kadar kaçmaya çalışsam da nafile o beni bulur, başkasının rızkı ise ne yaparsam yapayım bana gelmez.
Allah’ın takdiri ve ölçüsü değişmez, isteklerimiz ve çabalarımız da bu hususta şekillenir.

Hud Süresi 6.Ayette Bildirilmiştir ki; “Yeryüzünde yürüyen her canlının rızkı, yalnızca Allah’ın üzerinedir. Allah o canlının durduğu yeri ve sonunda bırakılacağı mekânı bilir. (Bunların) hepsi açık bir kitapta (levh-i mahfuz’da) dır.”

Rasûlullah, Efendimiz, Hz.Muhammed Mustafa (sav) buyurdular:

“Eğer siz Allâh’a gereği gibi tevekkül etseydiniz, (Allâh), kuşları doyurduğu gibi sizi de rızıklandırırdı. Kuşlar sabahları kursakları boş olarak çıktıkları hâlde akşam doymuş olarak dönerler.” (Rivayet eden, Tirmizî, Zühd, 33; İbn-i Mâce, Zühd, 14)

Enes (ra)’dan bir olayı şöyle aktarmıştır: Hz. Peygamber (sav) ile birlikte Medine’den bir oba’ya doğru gitmeye başladık, yanımda da peygamber (sav) efendimizin abdest suyu vardı. Bir ara Peygamber (sav) bir vâdîye girdi ve sonra başını kaldırıp bana eliyle bir yeri işaret etti. Ben de oraya girdim, bir de baktım ki ağacın üzerinde bir kuş gagasını ağaca sürekli olarak ağaca vuruyor.

Efendimiz: “Kuş, ne diyor biliyor musun?” diye sordu. Ben hayır ya resüllullah deyince şöyle buyurdu:

“Diyor ki: ‘Allahım! Sen asla zulmetmeyen âdil zatsın! Görme özelliğimi kaybettim; şu anda da açım, n’olur beni doyur!”

Bunun üzerine bir çekirge gelip gagasının arasına giriverdi. Sonra görüldü ki kuş gagasını birbirine vuruyor.

Hz. Peygamber: “Ne diyor biliyor musun?” deyince yine “Hayır” dedim. Bunun üzerine şu cevabı verdi.

“Diyor ki: ‘Her kim Allah’a güvenip dayanırsa O ona yeter; her kim O’nu anarsa O da onu unutmaz.”

Hz. Peygamber şöyle buyurdu: “Enes! Bu günden sonra artık kimin işi gücü rızık peşinde koşturmak olabilir!? Kaldı ki, rızık, sahibini, sahibinin kendisini aramasından daha fazla aramaktadır.” (Aclunî, II, 317)

Peygamber efendimizin (sav) bizlere kuş olayı ve sahabeleri dolayısıyla öğrettiği ise, tevekkül’ün hayatımızın her anında kör bir kuş’un ki kadar olmasıdır. Nitekim, Allah’a inanan ve Allah’a güvenen asla yarı yolda kalmaz.

İş gönülden iman etmekte ve tam bir iman ile tevekkül etmekte.

Bir Cevap Yazın