Büyük İsm-i Azam Salavatı

Büyük  İsm-i Azam Salavatı

Allâhümme innî es-elüke bismikel a’zamil mektûbi min nûri vechikel a’lel müebbedid-dâimil bâqil muhalledi fî qalbi nebiyyike ve rasûlike Muhammed.
Ve es-elüke bismikel a’zamil vâhidi bi vahdetil ehad.
El müteâlî an vahdetil kemmi vel aded.
El muqaddesi an külli ehad.
Bi haqqi: ”Bismillâhirrahmânirrahîm.
qul huvallâhu ehad.
Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled.
Ve lem yeküllehû küfüven ehad.” En tüsalliye alâ seyyidinâ Muhammedin sirri hayâtil vucûdi vessebebil a’zami likülli mevcûdin salâten tüsebbitü fî qalbil îmâne ve tühaffizunil qur-âne ve tüfehhimunî minhul âyâti ve teftehu lî bihâ nûral cennâti ve nûrannaîmi ve nûrannazari ilâ vechikel kerîmi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.

Ey Allah’ım! Şüphesiz ben Senden; o en yüce, müebbed, daim ve ebedi olan Zatın’ın (yarattığı o mübarek) nurundan; O peygamberlerin ve Rasulün Muhammed (Aleyhisselam)’ın kalbine yazılmış olan o En Büyük İsmin hürmetine istiyorum. Yine elbette ki ben Senden; (ikincisi ve üçümcüsü olan sayılar itibarıyla değil de) ehadiyyetin birliği ile tek olan, kemmiyet ve adedin tekliğinden de yüce ve herkesten (de, her şeyden de) mukaddes olan İsm-i Azam’ın bahşına istiyorum. ve (nihai olarak da): O Rahman ve O Rahim olan Allah’ın ismiyle! De ki: O, Allah’tır, Ehad’dir. Ancak Allah Samed’dir. (hiçbir kimseye muhtac olmayıp herkes Kendisine muhtac olandır). O doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Hiçbir kimse O’na denk de olmamıştır. (mealindeki İhlas Suresi) hakkı için diliyorum ki; Varlık aleminin var olmasının sırrı ve her bir mevcud (yaratılmış) için en büyük (var olma) sebeb(i) olan Efendimiz Muhammed’e öyle bir salat ile salat edesin ki o salat; Kalbimde imam sabit kılsın, bana Kur’an-ı Kerim’i ezberletsin, ondaki ayet-i kerimeleri bana anlama kabiliyeti sağlasın, onunla bana (umumen) cennetlerin nurunu, (hususen de) Na’im cennetinin nurunu ve Keremli Zatın’ı müşahedenin nurunu açasın. (Ey Allah’ım! Efendimiz’e,) Ehl-i Beyti’ne ve sahabesine (de bu salatla beraber çokça) selam eyle.

Zamanı : Farklı Zaman
Sayı : Farklı Sayı

Faziletleri

Yusuf ibni İsma’il en-Nebhani (Rahimehullah)’ın: Se’adetü’d-dareyn fi’s-salati ‘ala Seyyidi’l-Kevneyn (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) isimli eserinde: Hakkında birçok fazilet zikrettiği bir salat-ü selam vardır ki o da şudur: (Yukarıdaki Salevat) Bu Salevat-ı Şerifenin Faziletleri Bu salevat-ı şerife büyük veli, arif-i billah Şeyh Muhammed Takiyüddin ed-Dimeşki el-Hanbeli (Kuddise Sirruhu) Hazretleri’ne aittir. Bu salevat-ı şerifenin fevaidi (faydaları) hakkında müstakil bir risale vardır ki sahibi bu salevat-ı şerifede İsm-i Azam’ı zikretmiştir. Bu salevat-ı şerifeyi okumanın faydalarından bazılarını sayacak olursak:

1. Bu salevat-ı şerifeyi (hergün 100 kere) okuyan, evliyaullahtan (Allah-u Te’ala’nın özel dostlarından) olur.

2. Bu salevat-ı şerifeyi (her gün 1000 kere) okuyabilen kişi gayptan infak eder yani geçiminin nereden geldiğini anlamayacak şekilde kendisine bir bereket ihsan edilip hiç bitmeden harcar harcar tükenmez.

3. Bu salevat-ı şerife cumayı cumartesiye bağlayan gece bir zalimi helak etmek için (1000 kere) okunursa onun helaki için çok ilginç haller zuhur eder.

4. Yol kesen eşkiya veya başka tehlikeli hadiseler karşısında sol ayağın altından alınan bir avuç toprak üzerine bu salevat-ı şerife (7 kere) okunup sonra düşmanların bulunduğu cihete doğru, yukarı tarafa atıldığı zaman anında düşmanlar canibinde helak vaki olur.

5. Bu salevat-ı şerife aşağıda zikredilecek niyetlerden hangisi için (7 kere) okunursa o murad hasıl olur.
a. Kaybolan bir şey bulunur.
b. Kaçan bir şey geri gelir.
c. Çalınan bir mal iade edilir.
d. Yağma edilen bir mal iade olunur.
e. Emanet alınan şey selametle geri döner.
f. Verilen borç zayi olmayıp geri ödenir.

Ancak her seferinde sevabının Rasulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e, Ehl-i Beyti’ne, sahabesine, dostlarına, rical-i ğayba ve nöbet eshabına (dünyada görevli tasarruf sahibi velilere) ve onların reisine ulaşmasına niyet edilerek bu salevat-ı şerife okunur. Ayrıca okuyan kişi istediği şeyin gerçekleşmesi durumunda, Rasulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in, Ehl-i Beyti’nin, sahabesinin, evliyaullahın ve dostlarının adına fakirlere, miskinlere ve yetimlere biraz tatlı ve yiyecekler ikram edeceğine baştan niyet ederse, bu durumda muradının hasıl olması daha kuvvetle muhtemeldir ki haceti hasıl olduğunda da bunu gerçekleştirmelidir.

6. Bu salevat-ı şerife günnük buhurunun üzerine okunup hasta olan kişi bununla tütsülenirse, hangi hastalık olursa olsun Allah-u Te’ala’nın izniyle iyileşir.

7. Baş ağrısı, migren, sıtma, göz iltihabı ve gözlerle ilgili hastalıklar için gül suyuna, her birinin evvelinde (bir Fatiha) okunarak bu salevat-ı şerife (7 kere) okunur ve ardından hasta bu suyu vücuduna sürerse, Allah-u Te’ala’nın izniyle anında afiyete kavuşur.

8. Herhangi bir hastanın yahut yılan ya da akrep tarafından sokulan kişinin şifası için, bu salevat-ı şerife her birinin evvelinde (bir Fatiha) okunarak su üzerine toplam (7 kere) okunduktan sonra, hasta olan kişi bu sudan vücuduna sürer ve içerse, Allah-u Te’ala’nın izniyle şifa bulur.

9. Sütü kaçmış emziren bir annenin ya da (inek gibi) bir hayvanın sütü bol olsun diye, bu salevat-ı şerife her birinin evelinde (bir Fatiha) okunarak kaynak suyu üzerine toplam (7 kere) okunup sonra sütü bollaşması istenen kişiye içirilir ve süt bölgesine o sudan sürülürse, Allah-u Te’ala’nın izniyle sütü bolca akar.

10. Doğum zorluğu, idrar sıkışması ve bel soğukluğu bulunan kişiler için, bu salevat-ı şerife her birinin evvelinde (bir Fatiha) okunarak buhura veya suya ya da yağa veyahut da merhem üzerine okunarak vücuttaki o bölgelere sürülürse, Allah-u Te’ala’nın izniyle maksad hasıl olur.

11. Kendisinde cinlerden sebep bir rahatsızlık bulunan kişinin şifası için, bu salevat-ı şerife bir bez parçasına okunup hastanın başına bağlanırsa, Allah-u Te’ala’nın izniyle şifa bulur.

12. Bu salevat-ı şerife (1-3-7) gibi tek sayılar üzere (7 kere) olsa iyi olur. Bir su üzerine okunup o su uyumadan önce içilirse, Allah-u Te’ala’nın izniyle o kişi şu dertlerden kurtulur:
a. Korkutucu rüyalar.
b. Panikatak gibi durumlar.
c. Unutkanlık.
d. Nefes darlığı.
e. Göğüs ağrısı.
f. Yel girmesinden dolayı hasıl olan rahatsızlık.
g. Kulunç ağrıları.
h. Uykusuzluk.
ı. Kalp çırpıntısı.

13. Bu salevat-ı şerifenin yazılı bulunduğu kağıt bir dükkana asılırsa, orada güzel haller zuhur eder, insanlara makbul görünür, alışveriş çoğalır, ticaret, kar ve bereket fazla olur.

14. Satılmak istenilen bir eşyanın ya da evlendirilmek istenilen bir kızın üzerine bu salevat-ı şerife okunup üflenirse ona karşı rağbet artar ve bakanlara karşı onda güzellik zuhur eder.

15. Rasulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ya da Hızır (Aleyhisselam)’ı rüyada görmek isteyen veya bir şeyin akıbetini merak edip ne olacağını bilmek isteyen yahut dünyası ve ahireti için faydalı bir şey öğrenmek isteyen kişi: Uyurken başının yanında da gül suyu (gül yağı ya da ud kokusu) gibi hoş kokulu bir şey bulundurarak bu salevat-ı şerifeyi (100 kere) okur ve abdestli bir vaziyette kıbleye doğru uyur. Böyle yaparsa o insanın niyet ettiği yani görmek istediği şeyle ilgili Rasulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ruhaniyeti ona temessül eder. Tabi ki bu mesele, kişinin kabiliyetine göre değişir. Himmeti ne kadar güçlüyse, ruhani suret daha belirgin olur. Böylece o kişiye, merak ettiği şeylerle ilgili bilgiler ruhaniyetten akıtılır ve kitaplarda bulunamayacak malumat kendisine verilir.

Bir insan (40 gün) ihlaslı bir şekilde bu hal üzere devam ederse hikmet pınarları kalbinden diline vurur, keşif ehlinden olur, kabul nurlarıyla boyanır, nurlar ona şekillenip gözükür. Ama bu duruma ulaşan kişi sırrını gizlemelidir ki işi geçerli olsun. Yoksa sırları ifşa ettiği için velilerin divanından silinir. Yine de insan, mevcut olana razı gelmelidir, çünkü en faydalı şey odur. Gayb aleminden perde açılsa da insan yine başına geleni seçer, zira en hayırlısı kişinin başına gelendir.

16. Aşağıda bu salevat-ı şerife ile ilgli bir terkip zikredeceğiz ki, bu amel işlendiğinde sıralayacağımız maddelerdeki muratlar hasıl olur:
a. Kaçan biri geri gelir.
b. Saralı biri bayıldığında ayılır.
c. Büyüden dolayı (cimadan) bağlı olan çözülür.
d. Kendisine sihir etki eden kişi büyüden kurtulur.
e. Hapisteki kişi serbest kalır.
f. Esir olan kurtulur.
g. Gamı, kederi ve hüznü olanın derdi zail olur.
h. Borçlu kişi borçlarından kurtulur.
ı. Sevilmeyen ve itibarsız durumda olan kişi insanlar tarafından sevilir.
i. Toplumdan dışlanan kişi itibar kazanır.
j. Felçli kişi felçten kurtulur.
k. Hasta kişi derdinden şifa bulur.
l. Sıtmaya tutulan kişi deva bulur.
m. Cinlenmiş kişi, başına gelen bu sıkınudan kurtulur.
n. Hamile kadın kolayca doğum yapar. Yukarıda zikredilen muratların husfilü için şu terkip uygulanır: Bir ukiyye (119 gram) halis zeytinyağı beyaz bir cam kaba, o kap da küçük bir küpün içine konularak, evin ya da bulunduğu yerin kıble duvarının önüne konulur.

Bununla beraber günnük (günlük) buhuru yakılır ve buna cavi (benjamin) bitkisi ve kişniş yaprağı da katılırsa daha güzel olur.
Zira beyaz günnük (günlük) evliya ve salihlerin amberidir. Bu buhurlar da yakılırsa icabet-i ervah tarafından tesiri (ruhanilerin maksatların husulü için devreye girmeleri) çabuk olur. Sonra (2 rekat) (hacetin husulü için hacet namazı) kılınıp sevabı Rasulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e , Ehl-i Beyti’ne, sahabesine ve dostlarına hediye olarak bağışlanır. Bunların ardından kıbleye müteveccih (yönelmiş) olarak, içinde zeytinyağının bulunduğu kabın mevcut olduğu küçük küpün üzerine el konularak, İsm-i Azam mesabesinde olan bu salevat-ı şerife (1000 kere) okunur. Kıraat tamamlanınca yine (2 rekat) Allah rızası için namaz kılınıp keza sevabı Rasulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e, Ehl-i Beyti’ne, sahabesine ve dostlarına hediye edilir. Bu vazifeler biter bitmez oracıkta zeytinyağından bir miktar yenilir ve yine aynı mahalde tutulan bu zeytinyağından (o günle beraber toplam 3 gün olmak üzere) 2 gün daha ya da daha fazla süreyle yenilirse, hacet sahibinin muradı hasıl olur ve birçok faydaya nail olur.

Bir Cevap Yazın